Yaşanacak Yaza ANlam Katmak: Çalışma Hayatının Yeni Dalgası
Yaşanacak Yaza ANlam Katmak: Çalışma Hayatının Yeni Dalgası
Sevgili dostlarım, değerli okurlarım;
Haziran ayının sonlarına yaklaşırken, bu dönemi yalnızca yaz mevsiminin etkilerinin hissedildiği bir zaman dilimi olarak değil; aynı zamanda şehrin ritminden uzaklaşma arzusu, yeni başlangıçlar ve alternatif yaşam modellerinin daha fazla gündeme geldiği bir evre olarak değerlendiriyorum.
İş dünyasında da bu değişim açıkça hissediliyor: Geleneksel ofis rutini, yerini esnek çalışma saatleri ve hibrit modellerle şekillenen yeni nesil çalışma biçimlerine bırakıyor. Kış ve bahar ayları boyunca yoğun geçen konferans, toplantı ve etkinlik takvimi yavaş yavaş yerini, zihinleri boşaltmaya, ilham tazelemeye ve stratejik düşünmeye elverişli bir döneme bırakıyor.
Bu bağlamda, "kentten kaçış" kavramının artık sadece tatil anlayışıyla sınırlı kalmadığını; iş yaşamının da yeniden tanımlandığı kültürel ve mekânsal bir dönüşümün parçası haline geldiğini gözlemliyorum. Bodrum, Çeşme, Marmaris, Datça ve Kaş gibi destinasyonlar, dijital göçebeler, esnek çalışanlar ve mobil profesyoneller için yeni nesil ofis ortamlarına dönüşüyor. Bu bölgeler artık sadece sezonluk kaçamaklar değil; üretkenliğin ve yaratıcılığın yeniden tanımlandığı merkezler olma yolunda ilerliyor.
Pandemiyle birlikte ivme kazanan "mobil yaşam" anlayışının, yaz aylarında büyükşehirlerden daha küçük yerleşimlere geçişi tetiklediği kanaatindeyim. Doğayla iç içe, ilham verici ortamlarda paylaşımlı ofislerde çalışmayı tercih eden profesyonellerin sayısı artıyor. Bu tercihin, yazlık bölgelerdeki co-working alanlarına olan talebi artırdığını ve bu trendin gayrimenkul sektörü açısından da yeni fırsatlar sunduğunu düşünüyorum.
Paylaşımlı mekân kavramı, sadeleşmiş ama bağlantıda kalmayı sürdüren bir yaşam ve çalışma tarzını beraberinde getiriyor. Z kuşağının esneklik ihtiyacı ile şirketlerin verimlilik ve etki odaklı yaklaşımı, bu yeni iş modelinde buluşuyor. Bu dinamik yapı, iş dünyasında kalıcı dönüşümlere kapı aralıyor.
Artık günümüz çalışanı sadece bir masa değil; güçlü bir internet bağlantısı, ilham verici bir çevre ve anlamlı sosyal etkileşimler istiyor. “Maslow'un yeni ihtiyaçlar hiyerarşisi”ne göre Wi-Fi, şarj ve dijital erişim temel çalışma gereksinimleri arasında yerini almış durumda.
Yeni nesil ofis çözümleri; yazlık bölgelerdeki butik otellerin toplantı alanlarından glamping deneyimleri sunan doğal ortamlara, hatta teknelerde oluşturulan mobil çalışma alanlarına kadar uzanıyor. Mekânların sunduğu esneklik kadar, yaşattığı AN'ların kalitesi de çalışan bağlılığını, sadakatini ve verimliliği doğrudan etkiliyor.
Ege ve Akdeniz kıyılarındaki bazı yenilikçi projelerin, çalışmayı yaşamla buluşturan yeni formatlar sunduğuna tanıklık ediyorum. Bilgisayarınızı sessiz bir plajda açıp toplantıya bağlandığınız, ardından güneşe karşı içeceğinizi yudumladığınız bu ortamlar, üretkenliğin iyi yaşamla nasıl iç içe geçebileceğini gösteriyor.
2025 yılı itibarıyla bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve şirketlerin çekim merkezi olabilmesini sağlamak adına bu yeni ofis ekosistemine uyum sağlamanın artık bir tercih değil, bir gereklilik haline geldiğine inanıyorum. Mobilite, sürdürülebilirlik, esneklik ve bağlantı; artık sadece kavramsal değil, iş yapış biçimimizin temel yapı taşları arasında yer alıyor.
Yaz dönemi aynı zamanda eylül-ekim aylarında başlayacak yeni sezonun hazırlık süreci. Bu dönem, iş dünyası için zihinsel bir nadas sürecine girmek, enerji toplamak ve sonbaharda başlayacak “back to school” – “back to work” dönemine taze fikirlerle hazırlanmak için eşsiz bir fırsat olarak kullanmamızın yararına inanıyorum.
Sözün özü: Yaz yalnızca dinlenmek için değil; yeniden bağlanmak, farklı düşünmek, içsel dönüşüm yaşamak ve stratejik yenilenme için de benzersiz bir olanak sunuyor. Etrafımızdaki tüm olumsuzluklara karşın, bu yaz döneminin bize sunduğu özgürlüğü ve enerjiyi, yeni bir iş ve yaşam modeli kurmak için değerlendirmemiz gerektiği kanaatindeyim.
Bazen tüm sezonu değiştirecek bir fikir, yalnızca bir AN'da filizlenir.
Herkese keyifli, sağlıklı ve verimli bir yaz mevsimi diliyorum.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Ersun Bayraktaroğlu
Yeminli Mali Müşavir, Danışman
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
Erol Özmandıracı
Bay İnşaat, Yönetim Kurulu Üyesi
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Ersun Bayraktaroğlu
Yeminli Mali Müşavir, Danışman
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Prof. Dr. Ali Hepşen
İstanbul Üniversitesi, Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi
© Digital Network Alkaş | 2026