Güçlü Yönlerimize Rehin Olmak...
Güçlü Yönlerimize Rehin Olmak...
Birazdan okuyacağınız cümle, size biraz tuhaf gelebilir: Yalnızca güçlü yönlerimize odaklandığımızda, onların rehinesi haline gelme ihtimalimiz var.
Açıklayalım:
Meşhur tenisçi Andre Agassi, raket tutabildiği andan itibaren babasının onu bir numaralı tenis oyuncusu yapmak için hazırlamaya başladığını söylüyor. Agassi, babasının daha da sağlamlaştırdığı ve “Ejderha” ismini verdiği bir top makinesi ile raket sallamaya zorlanmış. Babası kenarda durup, “Daha sert vur!” diye bağırırmış. Agassi çok hızlı bir şekilde “tenisten nefret etmeyi” öğrendiğini ifade ediyor. Ancak babası ona başka bir seçenek tanımamış; şüphesiz çok yetenekli olan bu genç adamdan bir şampiyon yaratmaya kararlıymış.
On yaşındayken, Agassi, Jeff Tarango'ya karşı ilk defa maç kaybettiğinde yıkılmış. Agassi kaybetme duygusundan o kadar nefret ediyormuş ki, bu spora karşı giderek artan nefretine rağmen, o günden itibaren kendini mükemmeliyetçiliğe adamış.
Peki tenisten neden nefret ediyordu? Bunda, tek meslek seçeneğinin tenis olduğuna inanmasının payı var. Çünkü bu, en güçlü yönü ve yeteneğiydi. Onu tenis oynarken görmüş olan herkesin doğrulayacağı üzere, çok iyiydi.
Agassi kendini, kariyer rotasını erken yaşta gösterdiği eğilim veya iyi kazandıracağını ve iş güvenliği sunacağını düşündüğü iş yönünde oluşturan dünyadaki sayısız insanla kıyaslıyor. Kaç kişi kendini, iyi yaptığı için seçtiği ama duyabileceği kadar tatmin ve bağlılık duymadığı bir işte buluyor?
Yanlış anlamayın, başarılı olmak için yalnızca sevdikleri şeyi yapan insanlarla dolu bir dünyayı savunmuyoruz. Gerçekçi fırsatları hiç değerlendirmeden sadece tutkularının peşinden giden bir kariyer herkes için mümkün değil. Ekonomi daha fazla profesyonel kahve tadımcısını, yemek eleştirmenini ya da seyahat blogger'ını kaldıramaz. Yeteneklerinden bağımsız olarak herkesin her yerde sadece yapmak istediği işi yapabileceğini düşünmüyoruz.
Tutkulu olduğumuz ama çok iyi yapamadığımız şeylere hobi diyoruz. Fakat iş dünyasında, çok fazla insanın işinde mutsuz olduğunu görüyoruz; çünkü işlerini, gerçek motivasyonlarına göre değil, iyi yapacaklarını düşündükleri ya da kendilerine böyle söylendiği için seçmişler. Dolayısıyla pek çok insan, kariyerinde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyor. Belki işlerinin belli yanlarını seviyorlar ve çoğu kısmı motivatörleri ile uyum sağlıyor ama (ve bu büyük bir ama) bazı temel bileşenler eksik veya motivatörleri ile ters düşüyor. Bu, çatışma duygularına yol açabiliyor ve ne gibi değişikliklerin yapılması gerektiğini anlamak kafa karıştırıcı ve bunaltıcı olabiliyor. İşte bu yüzden çoğu çalışan, kariyeri boyunca çok az değişiklik yapıyor.
Çoğu insanın bilinmeyene doğru büyük bir adım atması ve yeni bir kariyere yelken açması gerekmediğini anlamalıyız; hatta çoğu birey yapacağı küçük değişikliklerle işleri rayına oturtabilir.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.
DNA Editör
Editör
DNA Editör
Editör
Inbusiness
Elda Sasun
Şalom Gazetesi, Köşe Yazarı & Muhabir
Berat Genç
Satış ve Pazarlama
Inbusiness
DNA Editör
Editör
DNA Editör
Editör
DNA Editör
Editör
Nevzat Çalışkan
Group Medya, Kurucu Ortak
DNA Editör
Editör
Inbusiness
© Digital Network Alkaş | 2026