Yabancı Zeka ile İlişkiler Üzerine
Yabancı Zeka ile İlişkiler Üzerine
Belki dikkatinizi çekmiştir; ABD'deki büyük eczane zincirleri ciddi mağaza kapanışları duyuruyor. CVS, 900 mağazasını kapatacağını açıkladı. Walgreens 1.200, Rite Aid ise 500 mağazayı kapatmayı planlıyor. Bu trendin başlıca sebeplerinden biri, online eczanelerin gücünün artması. Hastalar, ilaçlarını evlerine teslim ettirerek daha konforlu bir alışveriş deneyimi yaşıyor. Ayrıca, Walmart gibi büyük perakendecilerin bünyesindeki eczanelerle rekabet etmek de giderek zorlaşıyor.
Perakende zincirleri, sürekli gelişen teknolojinin ve değişen tüketici alışkanlıklarının temposuna ayak uydurmak zorunda. Ülkemizde de eczanelerin bu tür bir dönüşümden geçip geçmeyeceğini bilmiyoruz; ancak er ya da geç bu tür değişimler her sektörü etkileyecek ve çoğu zaman yıkıcı bir potansiyele sahip olabilecektir.
Bu tür haberlere alışmış durumdayız ve insan eliyle ortaya çıkan yeni trendlere dinamik perakendecilerin ekipleriyle birlikte rekabet edebilmesi hâlâ mümkün. Ancak tüm insanlık tarihinde, iyisi ve kötüsüyle tüm kararların insan tarafından verildiği günler acaba geride mi kaldı? Devlet, siyaset, toplum, ekonomi, düzen gibi kavramlarımızın yanı sıra ticaret de yapay zekanın etkisiyle nasıl bir dönüşüm geçirecek? Ve en önemlisi, bu dönüşümün içinde insanlık yapay zeka, yani bir bakıma "yabancı zeka" ile birlikte mi karar verecek?
Yuval N. Harari, bu soruları tarihsel bir perspektifle son kitabı Neksus'ta ele alıyor. Kitap, ilk yaygın bilgi teknolojisi olan matbaanın yaygınlaşmasından önce, 1424 yılında Cambridge Üniversitesi kütüphanesinde yalnızca 122 kitabın bulunduğunu belirtiyor. 1454 ile 1500 yılları arasında ise 12 milyondan fazla cilt basıldığını ifade ediyor. Bununla birlikte, bilginin yayılması ve paylaşılmasıyla uygarlık seviyesinin artacağı düşüncesine uymayan örnekler de sunuyor. Kramer'in Cadı Çekici adlı kitabı, tamamen uydurma bir cadılık söylentisini yayarak birçok baskı yapmış ve birçok dile çevrilmiştir. Bu kitap, cadı suçlamalarıyla yaklaşık 50.000 masum insanın idam edilmesine yol açmıştır. Diğer yandan, ünlü bilim insanı Kopernik'in 1543 tarihli bilimsel kitabı sadece 400 adet basılarak tarihin en az çoğaltılan kitaplarından biri olmuştur.
Harari, o günün matbaasından bugünün sosyal medya algoritmalarına kadar bilgi teknolojilerinin benzer tehlikeler barındırdığını vurguluyor. Myanmar gibi örneklerde, algoritmalara verilen etkileşim artırma hedeflerinin paylaşılan bilginin doğruluğundan daha önemli olması, yanlış bilgilerin hızla yayılması ve bunun sonucunda çok sayıda insanın zarar görmesi gibi olumsuz etkiler yaratabiliyor.
Sosyal medya şirketlerinin platformda yaratılan bilgilerin sorumluluğunu üstlenmemesi ve bu sorumluluğu sadece içerik oluşturan kişilere yüklemeleri ise bir bahane olarak görülüyor. Algoritmaların bu süreçteki rolünün göz ardı edilmesinin tehlikeli sonuçları olabileceği belirtiliyor.
Üstelik, sosyal medyada etkileşimde bulunanların hepsi insan değil. Tüm sosyal medya platformlarında AI botlar %20 oranında insan gibi etkileşime giriyorlar ve çoğu zaman bunların bot olduğunu bilmiyoruz. İngiltere'de Kraliçe'ye suikast girişiminde bulunan kişinin sosyal medyadaki "sevgilisi" tarafından teşvik edildiği, ancak bu "sevgilinin" aslında bir AI bot olduğu sonradan ortaya çıkmış.
Sosyal medyanın, kişi başı kullanım süresini artırarak tüm hayatı kapsayan yepyeni bir bilgi ağı oluşturduğunu ve bu ağın insan mı yoksa AI bot mu olduğu belli olmayan kişilerle dolu olduğunu görüyoruz.
AI'ı kötülemek gibi bir amaç güdülmüyor; ancak tarihteki bilgi teknolojilerinin yarattığı olumsuz sonuçlar dikkate alınarak, toplumun hızla gelişen, hazmedemediği ve kendi kararlarını veren yepyeni bir "Yabancı Zeka" ile nasıl iş birliği yapılması gerektiği mutlaka değerlendirilmeli.
Kitap, onlarca örnekle dolu, ağır ve çarpıcı. Üzerinde düşünüp hazırlanılması gereken yepyeni bir döneme giriyoruz.
Sevgilerle.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Erol Özmandıracı
Bay İnşaat, Yönetim Kurulu Üyesi
Tunç Berkman
TBS Investment & Management
Ersun Bayraktaroğlu
Yeminli Mali Müşavir, Danışman
Tunç Berkman
TBS Investment & Management
Dr. Fatoş Karahasan
Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gazeteci/ Yazar
Nüzhet Algüneş
OMD Türkiye, CEO
DNA Editör
Editör
DNA Editör
Editör
© Digital Network Alkaş | 2026