Mega Kentlerin Dijital Kurtuluş Planı
Mega Kentlerin Dijital Kurtuluş Planı
Proptech'i konuşmaya başladığımızda herkesin aklına hemen şu soru geliyor: “Tamam, kulağa güzel geliyor ama gerçekten uygulanabilir mi?”
Evet, uygulanabilir. Ama kolay değil. Üstelik tek başına bir teknoloji yatırımıyla da olmaz. Bu, teknoloji, ekonomi, hukuk ve toplumun bir arada dönüşmesini gerektiren bir süreç.
Teknoloji tarafında işler nispeten yolunda. IoT sensörleri, blockchain tabanlı tapu sistemleri, yapay zekâ destekli veri analizi artık erişilebilir durumda. Üstelik bulut sistemler sayesinde ölçeklenebilirlik sorunu büyük ölçüde çözülmüş durumda.
Ekonomi açısından baktığımızda, Proptech sistemleri uzun vadede kendi maliyetini çıkarabiliyor. Enerji tasarrufu, bakım maliyetlerinin düşmesi, boşta kalan mülklerin değerlendirilmesi gibi getiriler bunu sağlıyor.
Hukuki ve politik boyutta ise her ülkenin kendi sınavı var. Tapu sistemlerinin dijitalleşmesi, kira kontratlarının blockchain ile güvence altına alınması ciddi regülasyon çalışmaları gerektiriyor. Türkiye'de KVKK, dünyada GDPR gibi yasalar veri güvenliğini merkeze alıyor. Ancak hala güvenlik sorunu tam olarak çözülmüş değil.
Toplum boyutu ise belki de en kritik olanı. Dijital dönüşümün başarılı olabilmesi için kullanıcıların bu teknolojilere güvenmesi, onları benimsemesi ve günlük hayatının doğal bir parçası haline getirmesi gerekiyor.
Bazı şehirler bu dönüşümde öncü rol oynuyor ve örnek modeller ortaya koyuyor:
• New York: ESG raporlama zorunlulukları nedeniyle binaların enerji tüketimi Proptech çözümleriyle izleniyor. Ticari binalar karbon ayak izini dijital raporlarla yatırımcılara sunuyor.
• Londra: Gayrimenkul piyasasında şeffaflığı artırmak için dijital ilan platformları ve kira kontratlarının elektronik imzayla yapılması yaygınlaşıyor.
• Pekin: Enerji verimliliğini artırmak için IoT destekli bina otomasyonu yaygın. Karbon nötr hedefi doğrultusunda binaların performansı merkezi olarak takip ediliyor.
• Rio de Janeiro: Plansız yerleşim bölgelerinde tapu kayıtlarının dijitalleştirilmesi ve sosyal konut yönetim platformları ile şeffaflık sağlanması hedefleniyor.
• Singapur: Smart Nation vizyonunun bir parçası olarak tüm yeni konut ve ticari binalar IoT sensörleri, enerji yönetim sistemleri ve dijital kimlik entegrasyonu ile donatılıyor. Gayrimenkul işlemleri için blok zinciri tabanlı “Project Ubin” platformu pilot olarak deneniyor.
• Dubai: Dubai Land Department, blockchain tabanlı tapu sistemiyle dünyanın en hızlı ve güvenilir gayrimenkul kayıt süreçlerinden birini sunuyor. Tüm kiralama işlemleri tek bir akıllı kontrat üzerinden yürütülebiliyor.
• Amsterdam: Sürdürülebilir şehir planlamasında Proptech araçlarını öncü şekilde kullanan şehirlerden biri. Enerji verimli bina yenilemeleri, dijital kentsel veri platformları ve toplu konutlarda kullanıcı odaklı yönetim uygulamaları yaygın.
• Toronto: Waterfront Toronto projesi ile tüm bir mahalle baştan aşağı Proptech çözümleriyle kurgulandı. Binalar, ulaşım altyapısı, enerji sistemleri ve atık yönetimi entegre bir dijital platform üzerinden çalışıyor.
• İstanbul: Deprem riski nedeniyle sensör tabanlı yapısal izleme sistemleri öne çıkıyor. Kentsel dönüşüm önceliklerini veri temelli kararlarla belirleme eğilimi artıyor. Ancak hala gidilecek çok yol var. Kamunun zorlaması ve kararları ile yürüyor her şey.
Farklı şehirlerin tecrübelerinden bakınca, bir mega kentin Proptech dönüşümü için şu adımlar ortak görünüyor:
1. Envanter Çıkarmak– Mevcut bina ve altyapının dijital haritası oluşturulmalı.
2. Mülkiyet ve Kiralama Süreçlerini Dijitalleştirmek– Blockchain veya güvenli bulut altyapılarıyla tapu ve sözleşme süreçleri modernize edilmeli.
3. Enerji ve Sürdürülebilirlik Modüllerini Entegre Etmek– Binaların performansı gerçek zamanlı ölçülmeli, karbon ayak izi raporlanmalı.
4. Toplumsal Katılımı Sağlamak– Vatandaşlar karar süreçlerine mobil uygulamalarla dahil edilmeli.
5. Regülasyon ve Teşvik Paketlerini Oluşturmak– Hukuki altyapı güncellenmeli, yatırım teşvikleri sağlanmalı.
Mega kentlerin sorunlarını çözmek için artık sadece beton, çelik ve asfalt yetmiyor. Dijital katmanlar, veri temelli yönetim ve şeffaf teknolojiler gerekiyor.
İstanbul'un deprem riski, Singapur'un sürdürülebilirlik vizyonu, Dubai'nin blockchain entegrasyonu, Amsterdam'ın enerji verimliliği… Hepsi farklı ama ortak bir şey söylüyor: Proptech geleceğin kentlerini şekillendirecek en stratejik araçlardan biri.
Asıl mesele teknolojiyi almak değil, onu şehrin kültürüne, hukuka ve günlük yaşantısına doğru entegre edebilmek. Bu yapıldığında, en karmaşık mega kent bile yönetilebilir, yaşanabilir ve sürdürülebilir hale gelebilir.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Erol Özmandıracı
Bay İnşaat, Yönetim Kurulu Üyesi
DNA Editör
Editör
Mustafa Akdoğan
GİSP Yönetim Kurulu Üyesi / Özel Sektör Yöneticisi
Selçuk Ergenç
Capital Dergisi, CEO Talk Yazarı
DNA Editör
Editör
Nevzat Çalışkan
Group Medya, Kurucu Ortak
Çiğdem Yücesoy Subaşı
Inbusiness, Yazı İşleri Müdürü
DNA Editör
Editör
DNA Editör
Editör
Avi Alkaş
Alkaş & HAN Spaces, Yönetim Kurulu Başkanı
DNA Editör
Editör
© Digital Network Alkaş | 2026