Erciyes Dağı ve Efsanelerinin Belgeseli: Kapadokya’nın Gizemli Bahçesi
Erciyes Dağı ve Efsanelerinin Belgeseli: Kapadokya’nın Gizemli Bahçesi
"Erciyesi'in anlatılmamış hikayesine tanık olmaya var mısınız?"
Türkiye'nin en büyüleyici doğal güzelliklerinden olan Erciyes Dağı'nın anlatılmamış hikayesini sizlerle buluşturuyoruz. Onun doruklarında saklı olanı keşfetmek, için yola çıktık! Şimdi bu muazzam yolculuğu sizlere sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu belgesel, sadece bir dağın hikayesi değil, aynı zamanda bir tutkunun ve keşfetme arzusunun yansıması.
Doğan Tekatlı'nın yapımcılığında, Zafer Geyikçi'nin yönetmenliğinde ve 16 kişilik ekibin titiz çalışmasıyla hayat bulan “Kapadokya'nın Gizemli Mabedi: Erciyes” İKAS'ın resmi sponsorluğunda çok yakında izleyiciyle buluşuyor!
Efsanelere konu olan, dört mevsim boyunca değişen görkemiyle büyüleyen ve tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapan Erciyes, birbirinden kıymetli isimlerin anlatımıyla ekranlara taşınıyor. Yapay zekâ destekli görsellerle zenginleştirilen Erciyes Belgeseli, doğa, tarih ve mitolojinin iç içe geçtiği büyüleyici bir yolculuk sunuyor. Türkiye'nin ilk dağ belgeseli olan Erciyes Belgeseli sizlerle buluşuyor.
Dağların sessizliğinde saklı gücünü keşfetmeye hazır olun. Bunu söyleyebiliriz.
Şimdi belgeselde işlenen efsanelere bakalm biraz.
Dağlar, insanlık tarihinde yüksek zirveleri kadar hikâyeleriyle de dillerde dolanır. Tarih boyunca tanrılara yakın olma arayışıyla kutsiyet kazanan bu dağlar, insan ruhunun derinliklerini anlatan efsanelerle bezeli birer semboldür. Gök Türkler'in kutsal dağlarından Antik Yunan'ın Olympos'una uzanan mitolojik mirasın Anadolu'daki en önemli temsilcilerinden biri de Erciyes Dağı'dır. Doğal güzelliği ve etkileyici hikâyeleriyle, bu dağ çağlar boyu insanlığın hafızasında yer edinmiştir.
Karacaoğlan'ın şiirinde Erciyes'in binlerce yıllık yaşı, dumanlı başı ve bir benzerinin olmayışı söz konusu edilmektedir:
Eksilmez başında dumanın kışın
Acep kaç binine değmiştir yaşın
Âlemde var m'ola akranın eşin
Dünyanın yapısını bilen Erciyes
Eksilmez başında dumanın kışın
Var mıdır dünyada şu senin eşin
Sorsam eskilerden yüz bin var yaşın
Dünya kurulduğun bilen Erciyes
Erciyes'in zirvesine yükselen bu efsaneleri yeniden hatırlayalım.
Bir zamanlar, Erciyes Dağı'nın eteklerinde bir kabile yaşamaktaydı. Bu kabilenin lideri, dillere destan güzellikteki kızı Cış'la tanınırdı. Bir gün, yolu bu kabileye düşen Er adındaki bir delikanlı, Cış'ı görür görmez ona âşık oldu. Cesaretini toplayarak kızı babasından istemeye gitti. Ancak lider, Cış'ın kalbini kazanmanın kolay olmadığını belirtti. Er'in, dağın zirvesinde yaşayan korkunç ejderhaya meydan okuması gerekiyordu.
Er, hiç tereddüt etmeden zirveye doğru yola koyuldu. Onu uzaktan izleyen Cış ise bembeyaz gelinliğini kuşanıp peşinden gitmeye karar verdi. Zirveye vardıklarında ejderha ortaya çıktı ve alevlerini ikisinin üzerine savurdu. Cış'ın gelinliği, dağın tepesinde bembeyaz bir kar örtüsüne dönüştü. Bu büyük aşkın anısı olarak, Erciyes Dağı'nın zirvesi hep bembeyaz karla kaplı kalmıştır.
Kerem ile Aslı'nın unutulmaz aşk hikâyesi, İran'ın İsfahan kentinden başlayıp Kayseri'ye kadar uzanır. Kerem, sevgilisi Aslı'nı bulmak için dağlar, vadiler aşar ve sonunda Erciyes eteklerinde Aslı'ya kavuşur. Ancak bu mutlu kavuşma, âşıkların aşkın ateşiyle yanıp küle dönüşmesiyle son bulur. Onların külleri, Erciyes Dağı'nın doruğuna savrulur. Rivayete göre, dağın zirvesindeki hiç eksilmeyen karlar, Kerem ile Aslı'nın kefeni olarak kabul edilir.
Bir zamanlar, çaresizlik içinde dağa sığınan bir anne ve iki çocuğunun hazin hikâyesi dilden dile dolaşır. Eşkıyalar tarafından takip edilen Ağ Gelin, çocuklarıyla birlikte Erciyes'in doruklarına kaçar. Kaçacak yer kalmadığında, dua ederek "Rabbim, beni ya taş et ya da kuş, yeter ki bu eşkıyanın eline düşürme" der. Duası kabul olur ve çocuklarıyla birlikte taşa dönüşür. Gurbetten dönen eşi, ailesinin taş kesildiği yere geldiğinde, taşın içinden gelen bir ses duyar: "Yiğidim, namusumu bir eşkıyaya çiğnetmedim. O eşkıyadan ahımı koma."
Erciyes Dağı'nın eteklerindeki Sarıgöl, parlak yüzeyiyle gizemini korur. Bir zamanlar, hazinelerle dolu bir kervan bu gölden geçerken sandıklarından biri devrilmiş ve içindeki altınlar gölün derinliklerine batmıştır. O günden beri, gölün yüzeyi altın gibi parıldamaktadır. Bu nedenle göle "Sırlı Sarıgöl" denilmiştir.
Erciyes, yanında iki kardeş dağla anılır: Ali Dağı ve Hasan Dağı. Rivayete göre, bu dağlarda Ali Baba ve Hasan Baba adında iki eren yaşamıştı. Yazın en sıcak günlerinde, Hasan Baba mendiline kar doldurur ve erimeden Ali Baba'yı ziyarete giderdi. Ali Baba ise mendiline ateş dolusu köz koyar ve Hasan Baba'yı ziyarete giderdi. Ne ateş mendili yakar, ne de kar erirdi. Bu dostluk, ateşin ve karın bile dostluğun önünde duramadığını anlatır.
Oldukça köklü tarihiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Erciyes Dağı'nın birden fazla ismi ve mitolojideki derin ilişkisine dair hikayeleri dinlemek için, “Kapadokya'nın Gizemli Mabedi: Erciyes” belgeselini izlemeye davet ediyoruz!
Erciyes'in hikayesine Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi Dr. Memduh Büyükkılıç'ın katkısını da belirtmek gerekir. Bilinir, Kayseri, üzerinde dört mevsim kar eksik olmayan yazın dağ ve doğa yürüyüşü kışın ise kayak merkezi olan kendine özgü bitki örtüsü flora ve faunası ile Türkiye'nin en yüksek dağlarında biri olan Erciyes Dağı, yüzlerce kuş türünün barınağı olan Sultan Sazlığı, bir doğa harikası olan Kapuzbaşı Şelaleleri, Hacer Ormanları, Yedi Göller, Kapodokya'nın giriş kapısı olan Soğanlı ve Erdemli Vadisi ilimizin coğrafyasında bulunmaktadır. Doğa turizmine ilgi duyanlar Kapuzbaşı Şelalerine, Sultan Sazlığına ve Erciyes Dağı'na yönelmektedir. Kayseri, Erciyes'in volkanik kesiti içerisinde yer aldığından termal sular yönüyle de çok zengindir. Bu beşgesel projesi ile Kayseri'nin "Kapadokya'ya açılan penceresi" Erciyes',n turizm potansiyeli genişleyecek Erciyes, termal kaynakları ve baraj gölü manzarasıyla Kayseri'nin "Kapadokya'ya açılan penceresi" yeni projelerle bölge turizmine daha fazla katkı sunması hedefleniyor.. Buradaki Valilik ve Belediye Başkanlığı desteği önemli.Bu işin tanıtılması önemli bir mesele.
Erciyes Dağı, yalnızca bir volkanik dağ değil, tarih boyunca efsaneleri, şiirleri ve mimari ilhamıyla insanlığın derin izler bıraktığı bir sembol olmuştur. Her zirvesi ve her yamacı, bir hikâyeyi saklar. Bu dağı izlerken, sadece karın bembeyaz örtüsünü değil, âşıkların, dostluğun ve fedakarlığın ölümsüz hatırasını da hissedersiniz. Belgesel de bu dağın tanıtımına katkıda bulunacak. Doğan Tekatlı'nın yapımcılığını, Zafer Geyikçi'nin yönetmenliğini üstlendiği "Kapadokya'nın Gizemli Mabedi: Erciyes" belgeseli izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Üç bin 917 metre yüksekliğiyle efsanelere konu olan Erciyes Dağı'nın binlerce yıllık tarihini ve mitolojik dokusunu işleyen belgesel, 16 kişilik ekibin 1,5 yıl süren çalışması sonucu tamamlandı. Erciyes, Asurlu tüccarlardan Hititlere, Roma İmparatorluğu'ndan Kapadokya Krallığı'na kadar birçok medeniyetin kutsal kabul ettiği, gizemlerle dolu bir coğrafya olarak biliniyor.
Belgesel, yapay zekâ destekli görsel efektler ve çağdaş seslendirme teknikleriyle hazırlandı. Türkiye'nin Yapay Zekâ Destekli İlk Dağ Belgeseli; “Kapadokya'nın Gizemli Mabedi: Erciyes” belgeseli, çok yakında vizyonda! 'Kapadokya'nın Gizemli Mabedi: Erciyes' belgeseli NTV ekranlarından yayınlanacak. Doğan Tekatlı'nın yapımcılığını, Zafer Geyikçi'nin yönetmenliğini üstlendiği "Kapadokya'nın Gizemli Mabedi: Erciyes" belgeseli 26 Ocak Pazar günü saat 18:00'de NTV ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Arş. Yazar Halit Erkiletlioğlu, Dr. Öğr. Üyesi Erdal Şen ve Prof. Dr. Nilay Çorağan'ın anlatımıyla derinleşen, Prof.Dr. Uğur Batı'nın danışmalığıyla renklenen belgesel, Erciyes Dağı'nın dört mevsim süren görkemini, binlerce yıllık tarihini ve efsanelerle örülü geçmişini yapay zeka destekli görsellerle ekrana taşıyor.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.