Doğuştan Yetenekli Bir Satış Temsilcisi, Muazzam Bir Eğitmen
Doğuştan Yetenekli Bir Satış Temsilcisi, Muazzam Bir Eğitmen
Jimmy Casas adını duymamış olabilirsiniz. Anlatayım: Casas, 2013'te ABD'deki Ulusal Ortaöğretim Okul Müdürleri Derneği tarafından her sene verilen prestijli Yılın Ulusal Lise Müdürü Ödülü'nün üç finalistinden biri. Öyküsü, motivasyonların hayata etkisini net olarak anlamak için paylaşmaya değer.
Casas, üniversite birinci sınıf öğrencisiyken, okuldan atılmak üzereydi. Meksikalı göçmen bir ailenin oğlu olarak, toplumun kendisine düşük gelirli bir aileden gelen Hispanik bir genç adam gibi davranması ile ilgili kendini hep ezik hissettiğini itiraf ediyor. “Kimse bana üniversiteye gidebilecek birisi olduğumu hissettirmedi,” diyor. “İnsanlar üniversiteye girebilmeme bile şaşırmıştı, o yüzden kendimden çok bir şey beklemiyordum.” Üniversitedeki ilk senesinin sonunda okulu bıraktı ve sigorta satışı işine girdi.
Satış iyi yapabildiği bir şeydi; doğuştan yetenekliydi. Onlarca yıllık deneyime sahip sigorta temsilcilerini bir çırpıda geride bıraktı ve bir senesi dolmadan şirket ona bölgesel satış müdürlüğü gibi gıpta ile bakılan bir pozisyon teklif etti. Başlangıç maaşı yıllık 30,000$'dı ve bunun üzerine satış komisyonları eklenecekti. Sene 1987'ydi ve ulusal hane halkı geliri ortalaması 24,000$'ın altındaydı. Rahatlıkla bunun iki katını kazanabilirdi. Casas dertsiz tasasız yaşayıp gidecekti ya da öyle görünüyordu.
İyi haberi vermek için aceleyle patronu ve mentoru Ed'e koştu, ancak yanına geldiğinde Ed'i gözyaşları içerisinde buldu. “Bana teklif edilen iş onun işiymiş! Elli yaşındaydı ve eğitimi yoktu. ‘Beni kim işe alacak?' diye soruyordu.” Bu, Casas için bir uyarı niteliğindeydi: “Ed'in yaşına geldiğimde büyük ihtimalle bana da aynı şekilde davranacaklardı.”
İşi reddetti ve üniversiteye döndü ama daha da önemlisi kendisini bekleyen hayata baktı ve bu dünyaya neden geldiğini sorguladı. Satış yapmak için değildi, o kadarını biliyordu. Evet, bunu iyi yapıyordu, insanlarla etkileşim içinde olmayı ama bu, tam olarak özüne hitap etmiyordu. Casas neye karşı tutkulu olduğunu bulmakta kararlıydı.
Sadece birkaç hafta sonra, kader ağlarını ördü ve kampüsteki bir telefon direğine asılmış bir ilan gördü. Yerel bir ilkokul yana yakıla, üç genç göçmene ikinci dil olarak İngilizce öğretecek bir öğretmen arıyordu. O dönemde, bunu körelmiş İspanyolcasını tazeleme fırsatı olarak gördü. “Haftada bir gönüllü çalışmaya başladım. Sonra haftada iki gün gelmemi istediler, daha sonra da üç oldu. Kısa bir süre sonra hiçbir ücret almadan okulda tam zamanlı çalışıyordum ama işimi kesinlikle çok seviyordum.”
Casas varoluş sebebini bulmuştu; yoksul ailelerden gelen azınlık çocukları ile, yani kendisinin o yaşlardaki halini anımsatan çocuklar ile çalışacaktı.
Satış işi her ne kadar insan odaklı olsa da, Jimmy'nin içindeki, başkalarını geliştirmek ile ilgili o güçlü itici güç ile hizalanmamıştı. Sigorta işi oldukça kazançlı olmuş, maaşını çekmekten çok büyük keyif almışsa da, paranın kendisi için bir itici güç olamayacağını fark etmişti. Para güzeldi ama her sabah yataktan kalkmasının sebebi değildi.
Mezuniyetine yakın, Casas'ın önünde bolca iş teklifi vardı. Nihayetinde, genellikle beyaz ırkın istihdam edildiği eğitim alanında bir Hispanik olarak varlık gösteriyordu; daha ziyade kadınları cezbeden bir meslekte erkek olarak çalışıyordu. Çocuklara bir şeyler öğretmeyi çok seviyordu ve bu tutkusu içinden ışıldayarak dışarı yansıyordu. Midwest'teki en iyi okullar kendisine iş teklifi yaptı ama o yoksul mahallelere yönelmişti.
Yavaş yavaş, bir fark yaratabileceğini idrak etmeye başladı. Günlerini, gecelerini ve hafta sonlarını, çoğu öksüz veya yetim olan ve umutsuz hisseden çocuklarla birer birer ilişki kurarak geçirdi.
“Herkesin bir hikayesi var, ben de o hikayeleri dinlemeye başladım. Çocukların tutkulu olduğu alanlarda gelişmelerine yardımcı olabileceğimi öğrendim. Çocuklara gelişim göstermeleri gereken alanlar ile ilgili nutuk çeken bir toplumda yaşıyoruz; şu veya bu alanda daha iyi olmalısın deniyor. Ancak, bunlar değil onların tutkuları. Onları umursamadıkları şeylere yönlenmeye ikna etmeye çalışıyoruz. Ben onları kendi başlarına düşünmeye, kim olduklarını bulmaya sevk ettim.”
Eğitimci ve idareci olarak geçirdiği yirmi yılda Jimmy Casas, binlerce genç insana değerli ve önemli olduklarını hissettirerek hayatlarında mümkün olduğunu düşündüklerinden çok daha fazlasını yapmaları için ilham verdi. “Benim en büyük motivasyonum mu?” diyor sorumuza cevaben, “Bu çok kolay bir soru. Fark yaratmak...”
Casas'ın doğuştan yetenekli bir satış temsilcisi olmasına sebep olan kişisel özellikleri, bu kadar muazzam bir eğitimci olmasına da önemli ölçüde katkı sağladı; bu özellikler onu gerçekten motive eden bir alanda kullanılmış oldu.
Casas gibi bazıları için, bu keşif yolculuğunun içe dönme, zorlu deneme yanılma dönemleri ve farkındalık ile harmanlanmış benzer bir organik süreci izlediğini ve sonunda keyifli bir aydınlanma ile tamamlandığını gördük. Bunlar mutlu hikayeler. Ancak pek çok durumda, insanlar işlerinden pek de memnun olmadıklarını bildikleri halde tam olarak neyin tatminsizlik yarattığını veya neyin bağlılıklarını artıracağını kestiremiyorlar.
*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.