Bir Şiir İnsanı En Karanlık Anlardan Çıkarabilir Mi?

Yaprak Çetinkaya

Yaprak Çetinkaya

Mümkün Dergi, Kurucu Ortak & Yayın Yönetmeni
MEDYA / BASIN LIFESTYLE C-LEVEL
Bir Şiir İnsanı En Karanlık Anlardan Çıkarabilir Mi?

Bu ay bu köşe için ne yazacağımı bilmeden oturdum bilgisayarımın başına. Önceki yazıma baktım, oradan devam etmek ister miyim diye… Okudum tekrar. O yazı benim için bitmiş. Ofisimin balkonunda Anadolu yakasından Avrupa yakasının sis ardında olan gökdelenlerine diktim gözümü ve yazılmak isteyenin gelmesini bekledim. 

Geldi.

Henüz 15 gün önce New York'un çok daha ihtişamlı gökdelenlerine bakarken elimde tuttuğum şiir kitabının en sevdiğim şiiri geldi*.


Şiirin orijinali Farsça. Şairi Hz. Mevlâna. Onu, tatil için gittiğim şehrin o meşhur parkının yeşilliklerine oturmuşken İngilizcesinden okuyorum ve manasının değişip değişmediğini hissetmeye çalışıyorum. Seyahate çıkarken İngilizceye üç farklı isim tarafından çevrilmiş Mevlâna şiirleri kitabını çantama atışım ondandı. Bir başka diyarda bir başka dilde -benim anladığım kadarıyla -bir değişiklik olacak mıydı?

Oldu. Bu değişikliği olumsuz yorumlayacak değilim. Aynı manayı, hissi vermesi mümkün değil falan demeyeceğim. Sadece o gün başlayan iz sürüşümden ve hikâyenin tamamından bahsedeceğim. Günlük hayatın telaşları içinde sıkışıp kalmışken kafamızın suyun üstüne bir çıkaralım, derin bir nefes alabilelim diye.

Önce otel odasında açtım kitabı. Daha ilk sayfada uzun uzun durmam gerekti. Tekrar okudum ve tekrar okudum. Evet çok güzeldi, çok iyi geliyordu ancak bu şiir gerçekten böyle mi yazılmıştı? Tanıdık olmayan bir şeyler vardı. Güzeldi ama çok net ve basitti sanki. Daha derin bir mana hissetme ihtiyacını pek duymadan, acaba sonraki katmanlarda ne diyor diye düşünmeden adeta sihirli bir hap gibi yutuluveriyordu. Hap bilgi demiyorum ama her gün bir doz okunsa çok iyi gelebilir demek istiyorum. Gökdelenlerine baktığım iki şehirde yaşayanlara da çok iyi gelecek satırlar. 

Şiirin İzinde…

İngilizce şiirin çevirmeni ABD'li Coleman Barks, Hz. Mevlânâ'nın eserlerini Batı dünyasına tanıtan önemli bir şair ve çevirmen olarak biliniyor. Aslında bu çevirileri yaparken orijinal Farsça metinlerden doğrudan çeviri yapmıyor, daha çok anlamı, ruhu ve duyguyu yansıtmaya odaklanıyor. Yani aslında şiirsel bir yorumlama yapıyor. 

Bu şiiri o günlerde bir arada olduğum halama doğum günü için aldığım karta yazdım. Evet sevdiğim birine bu şiiri yazarak verebilirdim ama şiire ilham olan Mesnevi satırları ile bunu yapamazdım. Kimse yapamazdı belki de. İnsan bunu ancak kendi kendine hediye edebilirdi, tabii cesareti varsa. 

Peki Hz. Mevlâna aslında ne yazmıştı? Bu şiirde onun sesi, müziği, bağlamı yeterince yer alıyor muydu? Bunu anlamak için İstanbul'a dönene kadar beklemem gerekti. Döner dönmez Coleman Barks'a bu satırları yeniden yazma ilhamı veren gerçek metni Mesnevi'nin 5. Cildinde (3640)** buldum. Metin şöyle başlıyordu:

İnsanın bedeni, bir konuk evine,
Çeşitli düşünceler de ayrı ayrı konuklara benzer.
Arif, o neşeli ve gamlı düşüncelere razıdır,
Adeta gariplerin hatırını hoş eden Halil Peygamber'e 
benzer. Onun kapısı da konuğu ağırlamak için daima kafire de kaçıktır,
mümine de emin olana da açıktı, haine de. Bütün konuklara güler yüz gösterirdi.

Bu bölüm aslında önceki hikâyeden gelen bir bağlamda başlıyor, araya bu kalbi bakış açısını daha küçük hikâye ile ekliyor ve ardından ana hikâyesine devam ediyor.

Bu ara hikâyenin özeti şöyle:

Bir eve bir konuk geliyor. Karı koca bu konuğu ağırlıyorlar. O gece de mahallede bir sünnet düğünü var. Kadın düğüne gitmeden önce kocasının önerisi ile kendileri için kapının yanına, konuk için de diğer tarafa iki ayrı yatak seriyor ve evden ayrılıyor. Ancak konuk, kadının kocası ile geç vakte kadar oturup sohbet ettikten sonra uykusuzluktan yorgun düşüyor ve kapının yanındaki yatağa yatıveriyor. Koca da utanıp bir şey diyemiyor. Kadın düğünden dönüşte yanlışlıkla konuğun yanına yatıyor, ona sarılıyor ve o sırada çok yağmur yağmaya başladığı içinde “Bu yağmur çamurda o nereden gidecek? Başına canına and olsun adam başımıza kaldı” diyor. Konuk uyanıp bunları duyunca hemen sıçrayıp derhal evden ayrılıyor. Ne yapsalar ne deseler onu kalmaya ikna edemiyorlar. Adeta yas tutmaya başlıyorlar. 

Bunun nedeni olarak Mesnevi'de şu satırlar yer alıyor:

“Çünkü artık o konuğun yüzünü, leğendeki akisten değil, kendi yüzünden görmüşlerdi.”

İşte burası, insanın hakikat ile ilk kez dolaysız olarak temas ettiği ve artık asla eskisi gibi olamayacağı yer olsa gerek. 

Sonunda adam utancından evini bir konukevine dönüştürüyor. Fakat kadının gönlünde de erkeğin gönlündeki o konuğun hayali her an şöyle demeye devam ediyor:

“Ben Hızır'ın dostuyum, size yüzlerce cömertlik hazinesi saçacaktım fakat ne yapayım? Kısmetiniz değilmiş!”

Konuk evine her gün nasıl bir yüce konuk gelirse onun gibi her an da sana bir fikir gelir.
Canım, fikri bir adam say. Çünkü adam, fikirle değerlidir, fikirle diridir.
Gam fikri, neşe yolunu vurursa gam yeme. O hakikatte başka neşeler hazırlamadadır.
O, hayrın aslından yeni bir sevinç, yeni bir neşe gelsin diye, evi başkalarından sıkıca süpürür.
Gönül dalındaki sararmış, kurumuş yaprakları ayırır, daldan yeni ve yeşil yapraklar bitmesine yardım eder.
Bu alemden öte bir aleme yeni bir zevk gelsin diye eski sevinci, kökünden çeker çıkarır.
Gam, üstü dallarla yapraklarla örtülü yeni kökü bitirsin diye çürümüş, porsumuş olan eski kökü yerinde söküp çıkarır.
Gam, gönülden neyi döker yahut koparırsa karşılık olarak mutlaka daha iyisini verir.
Hele derdin, gamın, yakın ehline kul olduğunu iyice bilene daha fazla lütuflarda bulunur.

Sabrın ve imanın örneği kabul edilen, başına ne gelirse gelsin isyan etmediği için mükafatlandırılan Hz. Eyüp'ün hikayesinden de dem vurarak devam ediyor Misafirhane şiirine ilham olan bu güzel satırlar. 

***

O zaman bu yazılarda sık sık dile getirdiğim kendinden kendine gazetecilik sorularımızı sormaya başlayalım. 

•    “Bir kederler kalabalığı gelse bile…” ifadesinde olduğu gibi özellikle ani gelişen ve/veya süregelen olumsuz olaylar karşısında alnınızın akıyla misafir etmek yerine hızlıca kaygı, korku, keder ve öfkenin esiri oluyor musunuz?
•    Duygularınızı, hislerinizi ve düşüncelerinizi, kendinizi yargılamadan ve yetersiz hissetmeden, tarafsız bir merakla gözlemlemek ve şiirde denildiği hepsini gülerek kapıda karşılayıp buyur etmek nasıl olurdu?
•    Bastırmak ya da görmezden gelmek ve daha olumsuz hissetmek yerine sakince oturup onların geçişişi izlemek fikri size nasıl geliyor?
•    Her şey ters gidiyormuş gibi görünürken, ilerlemeye, halletmeye, hedeflere ulaşmaya çabalamak yerine yavaşlamaya ne dersiniz? Birkaç gün izin almak, uzun yürüyüşlere çıkmak, seyahat etmek, sinemaya gitmek;bu alemden öte bir aleme yeni bir zevk gelsin diye eski sevinçlerinizin kökünden çekilip çıkarıldığını fark etmenize destek olabilir mi?
•    Mesnevi'deki hikâyede, neredeyse tüm kutsal metinlerde ve hatta halk arası sohbetlerde yer alan“Gam, gönülden neyi döker yahut koparırsa karşılık olarak mutlaka daha iyisini verir” ifadesine inanıyor musunuz? İnanmıyorsanız buna ne zaman karar verdiniz?
•    “Çünkü artık o konuğun yüzünü, leğendeki akisten değil, kendi yüzünden görmüşlerdi” cümlesinde olduğu gibi hiç hayatınızda olayların ardında, kelimelerle açıklanamayan ve bizim düşüncemizden çok daha üstün bir hakikat yattığını hissettiğiniz oldu mu?
•    Cevabınız evet ise bu hissi diğer deneyimlerinize de çağırmak, hatırlamak, hissetmek mümkün mü?

*The Guest House, Rumi, Everymans's Library Pocket Poets, Peter Washington
Misafirhane,www.farkindalik.info, çeviren: Vehbi Taşar

  **Mesnevi, Mevlana, çev. Veled Çelebi, Doğan Kitap

5 Eylül 2025

445

*Dijital Network Alkaş (“DNA”), blog yazarı tarafından DNA'da paylaşılan içeriklerin doğruluğundan, geçerliliğinden, güncelliğinden ve telif hakları konusundaki iddialardan sorumlu değildir. Tüm hukuki ve cezai sorumluluk blog yazarına aittir.


İlgili Yazılar...

Nefes Alıp Veren Bir Deneyim “42 Maslak”
Blog
19 Eylül 2022
Erol Özmandıracı
Nefes Alıp Veren Bir Deneyim “42 Maslak”

Erol Özmandıracı
Bay İnşaat, Yönetim Kurulu Üyesi

AVM DİĞER C-LEVEL TİCARİ GAYRİMENKUL MAĞAZACILIK
Tüketici Algılarındaki Değişim
Blog
31 Mayıs 2021
Dr. Fatoş Karahasan
Tüketici Algılarındaki Değişim

Dr. Fatoş Karahasan
Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gazeteci/ Yazar

LIFESTYLE
2023’ün Perakende Trendleri Raporu Yayımlandı - Mastercard Global Ekonomi E...
Rapor
31 Mart 2023
DNA Editör
2023’ün Perakende Trendleri Raporu Yayımlandı - Mastercard Global Ekonomi E...

DNA Editör
Editör

PERAKENDE FİNANS / EKONOMİ C-LEVEL MÜŞTERİ DENEYİMİ
Başarılı Olmak İçin Yaşıyoruz da Nereye Koşuyoruz?
Blog
24 Nisan 2023
Aret Vartanyan
Başarılı Olmak İçin Yaşıyoruz da Nereye Koşuyoruz?

Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu

LIFESTYLE
Güzel Günler Yakında
Blog
2 Mayıs 2023
Aret Vartanyan
Güzel Günler Yakında

Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu

LIFESTYLE
Şirket Hedefleri Kurşun Kalemle Yazılıyor!
Blog
19 Temmuz 2023
Selçuk Ergenç
Şirket Hedefleri Kurşun Kalemle Yazılıyor!

Selçuk Ergenç
Capital Dergisi, CEO Talk Yazarı

FİNANS / EKONOMİ C-LEVEL
Teslimiyet
Blog
28 Temmuz 2023
Aret Vartanyan
Teslimiyet

Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu

LIFESTYLE
Sosyal Medya Artık Tehlikeli Bir Bağımlılık mı?
Blog
18 Ağustos 2023
Aret Vartanyan
Sosyal Medya Artık Tehlikeli Bir Bağımlılık mı?

Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu

GELİŞTİRİCİ LIFESTYLE SOSYAL MEDYA
Futurecommerce360 ile Ticaretin Geleceği Masaya Yatırılacak
Haber
22 Ağustos 2023
DNA Editör
Futurecommerce360 ile Ticaretin Geleceği Masaya Yatırılacak

DNA Editör
Editör

AVM BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ C-LEVEL DANIŞMANLIK / ARAŞTIRMA DERNEK / FEDERASYON / BİRLİK / VAKIF DİJİTAL PAZARLAMA E-İHRACAT E-TİCARET GELECEK / FUTURIST GİRİŞİMCİLİK İNSAN KAYNAKLARI LOJİSTİK PERAKENDE START-UP TEKNOLOJİ YAPAY ZEKA
C-Level Yöneticilerin Yapay Zeka İle İmtihanı: Ne Yapmalı?
Blog
7 Eylül 2023
Nevzat Çalışkan
C-Level Yöneticilerin Yapay Zeka İle İmtihanı: Ne Yapmalı?

Nevzat Çalışkan
Group Medya, Kurucu Ortak

YAPAY ZEKA C-LEVEL
Inbusiness 2023 Yatırım Raporu
Blog
21 Eylül 2023
Çiğdem Yücesoy Subaşı
Inbusiness 2023 Yatırım Raporu

Çiğdem Yücesoy Subaşı
Inbusiness, Yazı İşleri Müdürü

FİNANS / EKONOMİ YATIRIMCI C-LEVEL
Kişisel Dönüşüm ile ‘Gerçekten Yaşamak’
Blog
22 Eylül 2023
Aret Vartanyan
Kişisel Dönüşüm ile ‘Gerçekten Yaşamak’

Aret Vartanyan
Yazar & Yaşam Atölyesi, Kurucu

LIFESTYLE
Bir Gün Herkes 15 Dakikalığına Meşhur Olacak
Blog
5 Ekim 2023
Yelda İpekli
Bir Gün Herkes 15 Dakikalığına Meşhur Olacak

Yelda İpekli
Marka Yönetim Uzmanı

DİĞER LIFESTYLE PAZARLAMA SOSYAL MEDYA

Kayıtlı İçeriklerim